Obezite Salgini

Obezite Tüm Dünyayı Tehtit Eden Bir Salgın

Obezite  tüm  dünyada  önemli bir sağlık problemi  olup endokrin , metabolik ve  davranışsal değişimlerle  karekterize, multifaktöriyel bir  hastalıktır ve  prevelnsı giderek  artmaktadır. Morbid obezite,  yaşam  süresini  azalttığı  gibi kalitesini de düşürmektedir.

Obezite ve yandaş hastalıklara bağlı mortalite ve morbidite sigara ve alkol kullanımına bağlı olandan daha fazladır.

Obezite epidemisi tüm dünyadaki sağlık harcamalarının  % 6’sını kullanmaktadır ve halk sağlığı harcamalarındaki payı giderek artmaktadır.

Obezite; kişinin günlük yaşam aktivitesinin kısıtlanmasına, sosyal ilişkilerinin, sağlığının bozulmasına ve işgücü kaybına neden olmaktadır. İdeal vücut  ağırlığının  üstüne  çıkan  kişiler; diğer kişilere  oranla  daha  fazla diyabet, infertilite, hipertansiyon, kalp krizi,dolaşım  sistemi  problemleri,solunum  fonksiyon  bozuklukları, dislipidemi, artroz  vb problemlerle karşılaşmaktadırlar.

Yaşam biçiminin değiştirilmesi, gıda alımının kısıtlanması (diyet), bedensel aktivitelerin artırılması obezitenin giderilmesi için ilk basamak tedavi yöntemleridir. Diyet; hastaların bir bölümünde başarılı olmakla beraber, çok başarılı uygulamalarda bile ideal kilolarına inen insanlar, büyük sıkıntılara katlanarak kaybettikleri kilolarını hızla geri almaktadırlar. Tıbbi tedavi programlarında; diyet, egzersiz ve davranış değişiklikleri tek başına veya birlikte uygulanmaktadır. Ancak uzun süreli başarı nadiren sağlanır. Hemen hemen tüm hastalar5 yıl içinde eski kilolarına geri dönerler. Bunun yanı sıra obez kişiler, obez olmayanlara göre daha az kalori ile daha fazla kilo almaktadırlar. Sugerman ve arkadaşları kilo kontrolündeki bu başarısızlığı, obez bireylerin artmış metabolik etkinliğinin yanısıra, düşük seviyedeki metabolik hızları ve sabit enerji harcamaları ile ifade etmiştir.(hc 35)

Medikal tedavideki başarısızlık, klinisyenleri cerrahi tedavi yolları aramaya itmiştir. Yıllar içinde, farklı cerrahi girişimler denenmiş ve bunların bir kısmı kabul görürken bir kısmı zamanla terk edilmiştir.

1991 yılında ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü, fikir birliği konferansında obezite ile ilgili tanımlamalar standardize edilmiş, cerrahi, cerrahi olmayan tedavilerin etkinliği ve alternatifleri tartışılmış, obezite  nedeniyle ciddi  medikal  problemleri ve  kabul edilebilir riskleri olan hastalarda cerrahi yöntemlerin tercih edilmesi kararlaştırılmış, gastrik bypass’amajor cerrahi tedavi  yöntemleri arasında  yer vermiştir. Morbid  obezite tedavisinde  Roux –en- Y gastrik  bypass (açık) yöntemi; ilk olarak Mason ve İto tarafından  1969 yılında gerçekleştirilmiş, laparoskopik yöntem 1994 yılında Wittgrove ve arkadaşları  tarafından  tanımlanmıştır.

Çalışmadaki amacımız; morbid obezlerde uygulanan farklı cerrahi yöntemleri karşılaştırmak ve laparoskopik gastrik bypass uygulamasının bu yöntemler içinde başarılı ve etkin bir yöntem olduğunu vurgulamaktır.