DİYABET İLE MÜCADELE İÇİN BU GÜN HAREKETE GEÇELİM

Diyabet konusunda toplumda farkındalığın arttırılması ve konunun öneminin vurgulanması amacıyla Dünya Sağlık Örgütü(WHO) ile Dünya Diyabet Federasyonu’nun (IDF) öncülük ettiği, tıp tarihinde bu güne kadar üretilmiş olan en değerli molekülü “İNSÜLİN HORMONU” nu bulan Frederick Banting’in doğum günü olan “14 Kasım Diyabet Günü” tüm dünyada her yıl belirlenen değişik tema ve çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Her yıl belirlenen Dünya Diyabet Günü’nün 2017 Yılı teması ‘’Kadınlar ve Diyabet olup sloganı ‘’Sağlıklı Bir Gelecek Hakkımız’’ dır. Bu yıl ki tema diyabet riski taşıyan veya diyabet ile yaşayan tüm kadınlar için ekonomik ve ulaşılabilir diyabet tedavisi, diyabet eğitimi ve kendi kendine diyabet yönetimi eğitiminin önemini teşvik etmek suretiyle diyabet ile mücadele kapasitesini güçlendirmektir.

 “Kadınlar gelecek nesillerin sağlık ve refah düzeyini iyileştirmek için sağlıklı yaşam biçimlerini benimsemesi gereken önemli temsilcilerdir.”

Özel Derman ve Balkan Hastanesi Obezite ve Metabolik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli ve Özel Derman Hastanesi Dahiliye Uzmanı Uzm. Dr. Demet DENİZ TEKATAŞ,  diyabet ve diyabete bağlı gelişen sağlık problemlerinin ülkemizde önemli bir yer tutmakta olduğunu belirterek dünya diyabet günü’ ne dikkat çekti.

Diyabet her yaşta görülen insülin eksikliği ya da insülinin etkisindeki problemler nedeni ile besinlerden elde edilen ve kana geçen glukozun kullanılmaması sonucu ortaya çıkan kronik metabolizma hastalığıdır.Kan şekeri yüksekliği diyabette bir buz dağının suyun üzerinde görülen kısmı gibi tanımlanabilir. Aslında diyabete eşlik edebilen görmediğimiz pek çok organ ve dokuda ortaya çıkabilecek çok ciddi problemler vardır.

Op. Dr. Tepeli: “Yapılan bilimsel çalışmalarda ülkemizde 7 milyonun üzerinde diyabetli olduğu, yaklaşık 3 milyon kişinin ise diyabetli olduğundan haberdar olmadığı tespit edilmiştir. Diyabet hastalığının görülme sıklığının obezitenin artışına paralel olarak hızla arttığı ve 20 yaş üzeri her yedi kişiden birinin diyabetli olduğu ortaya çıkmıştır. Kısacası ülkemizde diyabetli hasta sayısında önemli bir artıştan söz etmek mümkündür. Hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme ve obezitedeki (şişmanlık) artışın bu sonuca çok önemli katkısı olduğu bilinmektedir” dedi.

Ağırlık kaybının obezite sorunu yaşayan diyabetikler için en önemli ve öncelikli hedef olduğunu belirten Op. Dr Tepeli; %5 ‘ lik ağırlık kaybının bile İnsülinin etkisini iyileştireceğini, açlık kan glikoz düzeyini azaltacağını, kan basıcını azaltacağını belirtti.

Diyabetin tedavisinin önemi  hakkında açıklama yapan Uzm. Dr. Demet Deniz Tekataş: “Hastalığın akut gelişebilecek olay miktarını azaltmak, kronik gelişmiş problemlerden kaçınmak ve sonuçta diyabete bağlı sağlık sorunlarını azaltmak için hasta ve sağlık çalışanlarının sürekli eğitimi şarttır. Kadınların sağlık ve refah düzeyini iyileştirmek için adil ve kolay erişime sahip olmaları gerektiği noktasına vurgu yapmak gerekir. Bu yıl ki tema diyabet riski taşıyan ve diyabet hastalığı ile mücadele eden tüm kadınları güçlendirmeyi hedeflemektedir. Böylelikle kadınlar hem kendilerini hem de çevrelerindeki tüm bireyler için eğitici durumunda olacaklardır. ” dedi. 

Op. Dr. Tepeli: “Diyabet çok etkenli, heterojen ve dinamik bir hastalıklar yelpazesidir. Sadece hormonal değil, nöral, psikojenik ve çevresel faktörlerin de etkili olduğu bir süreçtir. Tip 2 diyabette klasik tedavi yöntemleri yeterli olmadığı zaman cerrahi tedavi gündeme gelebilir. Yaşam tarzı değişikliği, diyabet ilaçları ve insülin kullanımına rağmen tedavi edilemeyen hastalarda Metabolik Cerrahi uygulamaları tatmin edici sonuçlar vermektedir. Tabi ki burada doğru hasta seçimi ve diğer tedavi yöntemlerinin doğru şekilde uygulanmış olması önemlidir.”

Diyabet hastalarınla hastalığın doğru yönetilmesi ile hastalığın vücutta meydana getireceği  hasarı durdurabiliceğini belirten Uzm. Dr. Tekataş, bunun yanında daha önemlisi çocukluktan itibaren beslenme eğitimi ve sağlıklı beslenmenin öğrenilmesi ile diyabet adayı bireylerin sayısı da ciddi oranda azalabileceği konusu üzerinde durdu.

Sonuç olarak diyabet ve diyabete bağlı gelişebilecek her türlü akut ve kronik problemin azalması için diyabet farkındalığını arttırmak özellikle kadınların bu farkındalık içindeki görevini ve önemini kolay, ulaşılabilir bir hale getirmek şarttır.

.